الترجمة التركية لبيان هيئة الشام الإسلامية إلى إخوانهم المهاجرين السوريين والأنصار الأتراك في شكر الحكومة التركية على موقفها الداعم للثورة
Bu, İslami Şam Heyeti’nden Türkiye’deki Suriyeli Muhacirlere Ensarlık misyonu üstlenen
Türk kardeşlerine bir mektuptur.
Hamd Yüce Allah’a; salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e olsun.
Suriye Devrimi'nin başlamasından beri Türkiye, savunmasız durumda olan mazlum halkın yanında yer aldı. Gerek bölgede, gerekse milletlerarası arenada hep Suriye halkının haklarını savundu. Kendi topraklarına farklı çizgileri temsil eden aktivistlerin girmesine izin verdi. Onlara birçok kolaylıklar sağladı.
Nusayri rejiminin varil bombaları ile yıkıma başlaması, insanları öldürüp işkencenin dozajını arttırması ile Suriye halkı, yüzlerini gidebilecekleri her yöne çevirdi. Komşu ülkelere kaçmaya başladılar. Tabi ki Türkiye’ye yapılan göç dalgası çok büyük oldu. Sınırındaki giriş kapılarını tereddütsüz mültecilere ardına kadar açan Türkiye, hükümeti, halkı ve kuruluşları ile kardeşlerini en cömert şekilde karşıladı. Barınmaları için devlet çadırlar kurdu. Gelen misafirleri korumak ve yaşamlarını kolaylaştırmak için binlerce kişiyi görevlendirdi. İkamet, çalışma ve eğitimleri için yeni kanunlar çıkarttı. Her tür yardımın Suriye içine girmesi için kolaylıklar sağladı. Böylece Suriye devrimi rahat nefes aldı.
Şimdiye kadar Türkiye’ye sayısı bir milyonu aşan mülteci giriş yaptı. Türkiye’nin değişik illerinde çadır kentlerde barınmaktadırlar. Buna rağmen Türkiye, kapılarının mültecilere her zaman açık olduğunu söylemektedir. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir açıklamasında, “Nasıl diyebiliriz, "Kapıları Suriyelilerin yüzüne kapatalım". Kardeşlerimizi ölüme terk etmek bize yakışır mı?” demişti. Türkler, bunca iyilikten sonra bunu ne başa kaktılar, ne de bizi minnet altında bırakıp eziyet verdiler. Her teşekkür ettiğimiz zaman da, "Bu bizim vazifemizdir. Sizler mülteci değil misafirlerimizsiniz. Sizler ve biz Muhacir ile Ensar gibiyiz" demektedirler.
Yüce bir duruş sergileyen Türkiye devleti, Suriyelilerin barınması ve rahat etmesi için iki milyar dolar ayırarak, çok büyük bir maddi külfetin altına girdi. Türkiye hükümeti, bu duruşuna karşılık gerek içte ve gerek uluslararası sahada şiddetli baskıya maruz kalmasına rağmen, Suriye halkının davasındaki haklılığına olan inancı, din bağı ve komşuluk hakkına gösterdiği vefadan dolayı bütün bu baskılara aldırmadan Suriye halkına ve devrimine desteğini sürdürmeye devam etmektedir.
Hal bu iken gel gör ki bazı Suriyeliler tarafından, ne dinimize ne ahlaka ne de gelenek ve göreneklerimize uymayan davranışlar sergilenmesi, hem devrime inanan Suriyelileri hem de Türk kardeşlerimizi derinden üzmektedir. Bu gibi davranışlar, Türk hükümetini sıkıntıya sokmakta, bütün Suriye halkını da töhmet altında bırakmaktadır. Sırf bu kötü davranışlarından dolayı bazı Türkler, kendi bölgelerinde yerleşen Suriyelileri bölgelerinden çıkardılar. Suriyelilerin Türkiye’den kovulmasını isteyen sesler çıkmaya başladı.
Biz yaptığımız bu açıklamadan sonra şu mesajları vermek istiyoruz:
1. ”İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a şükretmemiş olur.”(Hadis) İçinde bulunduğumuz bu zor günlerimizde yanımızda duran Türk devletine, hükümetine, halkına ve kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. Rabbim memleketinizi bereketli kılsın, görünür görünmez bela, musibet ve fitnelerden korusun.
2. Suriyeli kardeşlerimize şu ayeti kerimeyi hatırlatmak istiyoruz: “Size selam verildiği zaman, ya en iyisiyle veya aynısıyla mukabelede bulunun.” Türk kardeşlerimiz kapılarını bize açarak, destek vererek en iyi bir şekilde selam verdiler. Bu selamın aynısıyla karşılık veremiyorsak, o zaman onlara dua edelim. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisi şerifinde şöyle buyurur: “ Biri size bir iyilikte bulunursa, siz de aynı şekilde mukabelede bulununuz. Eğer bunu yapmaya gücünüz yetmiyorsa, ona dua ediniz ki yaptığı iyiliğin değerini bildiğinizi görsün. (Ebu Davud)
3. Suriyeli kardeşlerimize, müslümanlara kötülük yapıp eziyet edenleri dinimizin azapla uyardığını hatırlatmak istiyoruz. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur: “ Müslümanın Müslümana en büyük kötülüğü, daha önce herkesin istifadesine sunulan bir hayrın, bazılarının dilenmesi sebebiyle devam etmemesidir.” (Müslim) Yani dilenmesiyle insanları sıkıştırması ve onların da yardımları herkesten kesmeleridir. Eğer bu, şiddetli uyarıya sebep oluyorsa, peki davranışları ile kötülük yapanlara ne demeli? Yine Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem duasında, “Nefsimin şerrinden, Şeytanın şerrinden, bir kötülüğe düşmekten veya bir Müslümana kötülük yapmaktan sana sığınırım.” buyurmaktadır. (Tirmizi)
4. Zaman zaman meydana gelen isyan olaylarından dolayı, Türk yöneticiler zor durumda kalmaktadır. Bir gücün bu olayların arkasında olduğunu ve olayları körüklediğini bildirmek istiyoruz. Bundan dolayı Türk halkından olayları sükûnetle karşılamalarını ve kasıtlı çıkarılan bu olaylara itibar etmemelerini istirham ediyoruz. Suriyelilerin de uyanık olmaları gerekir. Her iki tarafta da bozguncuların var olduğunu bilmeleri gerekir. Bunları tezgahlayanların oyuncağı olmamalılar. Bizlerle Türk kardeşlerimiz arasında tutuşturmaya çalıştıkları fitne ateşinin yakıtı olmayalım.
5. Türkiye’de bulunan Suriyelilere yasalara uymalarını ve kanunları çiğnememelerini tavsiye ediyoruz. Haksızlığa uğradığınız zaman, kendiniz hakkınızı almaya kalkışmayın. Sorununuzu yetkililere iletin.
6. Türkiye’de yaşayan Suriyeliler, genel olarak herkesi, özel olarak Suriyelileri iyiliğe çağırıp kötülüklerden sakındırmalılar. Kuralları çiğneyen, kötülük yapan ve insanlara eziyet veren herkesi uyarıp nasihat etmeliler. Bunlar hem çirkin işlerdir hem de Türkiye'de yaşayan masum Suriyelilerin kötü tanınmasına sebebiyet vermektedir. "İçinizden sadece zalimlere isabet etmeyen fitneden sakının." (Ayet) Suriyeli ailelerin de çocuklarının davranışlarını kontrol etmeleri gerekir. Onların pervasızca davranmalarına, taşkınlık yapmalarına kayıtsız kalmamalılar. Yapacakları kötülüğün sonucunun nelere mal olacağını gençlere anlatmalılar. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, ”Hepiniz çobansınız, hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz” buyurmaktadır.
7. Suriyeliler, Türkiye’deki ikametlerini yarı kalan eğitimlerini tamamlamak, Kur’an ve fıkhi bilgilerini geliştirmek, daha önce bildikleri mesleği geliştirmek gibi uğraşılarla verimli hale getirebilirler. Türk halkının ilerlemiş teknolojik tecrübesinden yararlanabilirler.
8. Türkiye’de faaliyet gösteren Suriyeli kuruluşlara, Türkiye’de oturan Suriyelileri bilinçlendirme, zor geçim şartlarının üstesinden gelmelerine katkıda bulunma, Suriyelilerle Türkler arasındaki bağları güçlendirici etkinlikler düzenleme konularında daha çok gayret göstermeleri gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.
9. Değerli Türk halkından; sanayici, işveren, konut sahibi ve her kesimden istirham ediyoruz. Yanlarında çalışan Suriyeli kardeşlerinin ücretlerini ihmal etmesinler. Kira konusunda aşırı gitmesinler, onların içinde bulundukları zorlukları göz önünde bulundursunlar. Aksi halde onların kalplerini kırarlar ve yanlış muamelelerinden dolayı mahzun olurlar. Peygamberimizin şu hadisini hatırlatmak istiyoruz: ” Merhamet edenlere ancak, Rahman, rahmet eder.” (Ebu Davud ve Tirmizi)
Ey Suriyeliler! Allah’a dönüp, O’na tövbe edelim. Belalar, günahlardan dolayı başa gelir, ama tövbe ile kaldırılır. Gaflet içinde olmamız, hatalarımızda ısrar etmemiz, başımıza gelenlerden ders çıkarmamamız bize yakışmaz. Kardeşlerimiz öldürülürken, işkence çekerken, evleri başlarına varil bombaları ile yıkılırken oyun ve eğlenceye dalmamız bize yakışmaz. Çünkü çoğumuz memleketimizden bundan dolayı kaçtık.
Allah, musibetlerden ders alıp Allah’a dönmeyenleri kınıyor: ”Senden önce gönderdiğimiz nice milletler vardı ki, onları sıkıntı ve çetin zorluklarla sınadık ki ders alsınlar. Bizim verdiğimiz sıkıntıdan ders çıkaracakları yerde kalpleri katılaştı. Şeytan yaptıkları kötülükleri onlara süslü gösterdi.”(El En’am 42-43).
Rabbimizden bizlere yakın bir zafer vermesini, en kısa zamanda memleketimize geri dönmemizi nasip etmesini dileriz. “Bizleri sözü dinleyip en güzeline uyanlardan etsin.”
Amin…
رسالة هيئة الشام الإسلامية
إلى
إخوانهم المهاجرين السوريين والأنصار الأتراك
الحمد لله رب العالمين، والصلاة والسلام على المبعوث رحمة للعالمين، وبعد:
فمنذ الأيام الأولى للثورة السورية، وقفت تركيا في صفنا – نحن الشعب الأعزل – ومع قضيتنا العادلة، ودافعت عنا في المحافل الإقليمية والدولية، وفتحت أراضيها لنشطاء الثورة بشتى أطيافهم، وقدمت لهم الكثير من التسهيلات.
ولما اشتد بطش النظام النصيري المجرم قصفاً وتدميرا وقتلا وتعذيبا، هام السوريون على وجوههم إلى الدول المجاورة وإلى كل مكان استطاعوا الوصول إليه.
وكان نصيب الجارة تركيا من أمواج المهاجرين هو الأكبر، إذ فتحت لهم الحدود والمعابر بلا قيد، واستقبلهم إخوانهم الأتراك – حكومة وشعبا ومؤسسات خيرية – أكرم استقبال، وقدموا لهم الخدمات التي يحتاجونها، وهيأت الدولة المخيمات لسكناهم، ووظفت الآلاف من أبنائها الأتراك لحمايتهم والقيام على شئونهم، وسنت لهم أنظمة للإقامة والعمل والدراسة لتخفيف معاناتهم، وقدمت التسهيلات الكثيرة لإدخال المساعدات بشتى أنواعها إلى سوريا من المعابر التركية، حتى غدت تركيا – بحق – الرئة التي تتنفس بها الثورة السورية.
لقد بلغ عدد اللاجئين السوريين في تركيا قرابة المليون - موزعين على المخيمات وفي المدن التركية - ويعلن الأتراك كل يوم أننا لن نقفل الأبواب في وجوه السوريين، حتى قال رئيس الوزراء رجب طيب أردوغان:" هل يفترض بنا أن نطلب من أشقائنا ألا يأتوا إلى تركيا ويتعرضوا للقتل في سوريا؟".
ومع كل هذا الكرم التركي لم نجد من إخواننا الأتراك منا ولا أذى، بل يقولون: هذا واجبنا، وأنتم ضيوفنا، ولستم لاجئين، بل أنتم المهاجرون ونحن لكم كالأنصار.
إن هذا الموقف النبيل من تركيا لم يكن بدون كلفة، ولا بكلفة يسيرة، ففضلا عن التبعات الاقتصادية – حيث خصصت الدولة أكثر من ملياري دولار لإيواء السوريين - جلب عليها موقفها هذا ضغوطا شديدة داخلية وإقليمية ودولية، لكن إيمانها بعدالة القضية السورية، ووفاءها لرابطة الدين والجوار جعلها تقاوم كل هذه الضغوط وتستمر في نصرة الثورة والشعب السوري.
لذلك فإنه يؤذي كل سوري مخلص لثورته أشد الأذى ما يصدر عن بعض السوريين أحيانا من سلوكيات وتصرفات، لا تراعي ديناً ولا عرفاً ولا عهداً ولا وفاءً، تؤذي إخواننا الأتراك، وتحرج حكومتهم، وتسيء إلى الشعب السوري برمته، حتى أدى ذلك إلى قيام بعض الأتراك بترحيل السوريين من مناطقهم، وخرجت أصوات تنادي بطرد السوريين من تركيا من أجل هذ التصرفات.
وإننا – انطلاقا مما سبق – نتوجه بالرسائل التالية:
1- "من لا يشكر الناس لا يشكر الله". فنوجه الشكر الجزيل لتركيا حكومة وشعبا ومؤسسات مجتمع مدني الذين وقفوا معنا في محنتنا ونقول لهم: جزاكم الله خيرا وأحسن الله إليكم وبارك الله لكم في بلدكم وأموالكم وحمى الله البلاد التركية من الفتن ما ظهر منها وما بطن.
2- نذكر إخواننا السوريين بقول الله تعالى: "وإذا حييتم بتحية فحيوا بأحسن منها أو ردوها"، وقد حيانا إخواننا الأتراك أحسن تحية حين استقبلونا وفتحوا أبوابهم لنا، فلنكافئهم بمثلها، فإن لم نجد ما نكافئهم به فلندع لهم عملا بحديث رسولنا الكريم " من صنع إليكم معروفًا فكافئوه فإن لم تجدوا ما تكافئوه فادعوا له حتَّى ترَوْا أنَّكم قد كافأتُموه" رواه أبو داود.
3- نحذر إخواننا السوريين من الوعيد الشديد فيمن كان سببا لجر الأذى والشرور على إخوانه المسلمين، وإذا كان النبي صلى الله عليه وسلم قد قال : "أعظمُ المسلمينَ في المسلمينَ جُرمًا من سألَ عمّا لم يُحرَّم فحُرِّمَ على الناسِ من أجلِ مسألتِهِ" –رواه مسلم- لأجل أنه كان سببا في التضييق على الناس بسؤاله، فكيف بمن يجر عليهم الشرور بسوء أفعاله. وقد كان من دعاء النبي صلى الله عليه وسلم " أعوذُ بك من شرِّ نفسي ومن شرِّ الشيطانِ وشرَكِه وأنْ أقترفَ على نفسي سوءًا أو أجرَّهُ إلى مسلمٍ" رواه الترمذي.
4- نُكبر موقف المسؤولينِ الأتراك من أحداث الشغب التي تجري بين الفترة والأخرى، بالإشارة إلى أن هناك من يقف وراءها ويؤججها، وبدعوة الشعب التركي إلى الهدوء وعدم الانجرار وراءها. ونحن بدورنا ندعو أهلنا السوريين أن يعوا هذا الأمر، وأن هناك مفسدين من الطرفين، فلا نكن أداة في أيدي المخربين، أو وقودا للفتنة بيننا وبين إخواننا الأتراك.
5- نوصي السوريين المقيمين في تركيا بالالتزام بقانون الدولة التركية وعدم مخالفتها أو الاحتيال عليها، ولا يجوز لمن اعتدى عليه أحد منهم أن يأخذ حقه بيده بل يرفع أمره للسلطات المعنية.
6- يجب على السوريين القيام بالأمر بالمعروف والنهي عن المنكر عموما، وفيما بينهم بشكل خاص، ومناصحة أصحاب المخالفات والأعمال المنكرة، والسلوكيات المؤذية، لنكارتها في ذاتها ولأنها تشوه صورة السوريين كافة "واتقوا فتنة لا تصيبن الذين ظلموا منكم خاصة". ويتأكد هذا الواجب على الأسر السورية أن تضبط سلوك أبنائها، وأن تبين لهم عواقب الاستهتار والفوضوية واللامبالاة، "كلكم راع وكلكم مسؤول عن رعيته" – رواه البخاري.
7- ندعو السوريين أن يستثمروا إقامتهم في تركيا بتحصيل ما فاتهم من دراسة أو تعلم القرآن والعلم الشرعي، أو إتقان مهنة أو حرفة يتكسبون منها ويعيلون من وراءهم، وليجعلوا من فترة وجودهم في هذا البلد فرصة للاستفادة من خبرة الشعب التركي وتقدمه في العديد من المجالات، وربما إفادته بتعليمه اللغة العربية وغيرها.
8- نحث المؤسسات السورية العاملة في تركيا أن تبذل المزيد من الجهد في توعية السورين المقيمين في تركيا، وأن تساهم في تقديم الخدمات التي تساعدهم على التغلب على ظروف المعيشة الصعبة، وأن تنظم الفعاليات التي توثق الأواصر بينهم وبين إخوانهم الأتراك.
9- ونتوجه إلى الشعب التركي الكريم من أرباب الصناعات والأعمال والعقار أن يحسنوا إلى إخوانهم السوريين الذين يعملون لديهم أو يستأجرون دورهم، وأن يراعوا ظروف محنتهم ،فلا يبخسوا الأجير أجره، ولا يغالوا في أجور دور السكن فإن هذا مما يوغر الصدور، ويثير الإحن، ونذكرهم بوصية الحبيب المصطفى "الراحمون يرحمهم الرحمن" رواه أبو داود والترمذي.
يا معشر السوريين، لنعد إلى الله ونتب إليه، فإنه ما نزل بلاء إلا بذنب ولا يرفع إلا بالتوبة. ولا يليق بنا أن نكون غافلين سادرين في غينا ولا نتعظ بما يحصل لنا، وأن نلهو ونلعب وإخواننا يقتلون ويعذبون وتدمر بيوتهم بالبراميل وكثير منا قد فر من بلده من أجل ذلك.
وإن الله قد ذم الذين لا يرجعون إلى الله بالمصائب فقال: { وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا إِلَى أُمَمٍ مِنْ قَبْلِكَ فَأَخَذْنَاهُمْ بِالْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ (42) فَلَوْلَا إِذْ جَاءَهُمْ بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلَكِنْ قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (43) } [الأنعام: 42 - 43].
نسأل الله أن يمن علينا بنصر قريب، وأن يردنا إلى ديارنا عاجلا غير آجل، وأن يجعلنا ممن يستمعون القول فيتبعون أحسنه.
المعلومات الأساسية
تاريخ الصدور
البلد المستهدف
المجموعات
نوع الوثيقة
التصنيف الفرعي
اللغة
كود الذاكرة السورية
الجهة المصدرة
وثائق أخرى للجهة المصدرة
بيان تهنئة من هيئة الشام الإسلامية حول توحيد القضاء في الغوطة الشرقية
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2014/07/02
بيان هية الشام الإسلامية حول إثبات دخول شهر رمضان لعام 1435هـ في سوريا وصيام اللاجئين في دول الجوار
نوع الوثيقة:
فتوى
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2014/06/27
بيان للشعب السوري حول الحرب على الإرهاب
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2014/09/16
بيان من هيئة الشام الإسلامية حول إعلان "خلافة" البغدادي
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2014/07/04
هيئة الشام الإسلامية تعزي باستشهاد قادة "أحرار الشام"
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2014/09/09
هيئة الشام الإسلامية تصدر بيان بخصوص الاعتداء على أحد دعاة هيئة الشام الإسلامية
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2015/12/23
هيئة الشام الإسلامية تعزي بفقد الشيخ المجاهد محمد سرور بن نايف زين العابدين
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2016/11/11
بيان الهيئة العامة للعلماء المسلمين في سوريا بالاشتراك مع مكتب التنسيق بين الروابط والهيئات الشرعية في سوريا حول مجزرة السلاح الكيماوي في الغوطة الشرقية:
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2013/08/21
هيئة الشام الإسلامية تعزي بفقد الشيخ زهران علوش
نوع الوثيقة:
بيان
الجهة المصدرة:
هيئة الشام الإسلامية
تاريخ الصدور:
2015/12/25
شخصيات مرتبطة
لايوجد معلومات حالية
كيانات متعلقة
لايوجد معلومات حالية
يوميات مرتبطة
لايوجد معلومات حالية